OKUL ÖNCESI - Anne Babalara Öneriler
 

Ana Sayfa
İletişim
Ziyaretçi defteri
Yemek Tarifleri
Anne Babalara Öneriler
Albüm
Albüm2
Oyun
Atatürk
Osmanli
TV Izle
Duyurular
Chat Odasi
Bilgi Yarismasi
Uydudan Dünya
Saglik
Türkiyem
Bilmeceler
Parmak Oyunlari
Sarkilar
Siirler
Tekerlemeler
Kastamonu
Kisilik Testleri
Hangi Gün Dogdun?
Ilginc Bilgiler
100 Temel Eser
Flash Oyunlar
Buraya Ciz
4-6 Yas Dil Gelisimi
2-6 Yas Zihinsel Gelisim
0-6 Yas Sosyal Gelisim
Cinsel Gelisim
Uyari!
Bir Cocuktan Seslenis
Eglence
Is Ilanlari

            

Book Photo



ÇOCUĞUMA NASIL SINIR KOYMALIYIM? 

ANNE BABA OLARAK NELER YAPILABİLİR?
 
 Ailenizin içinde bireylerin görevlerini net olarak belirleyin.  Kendinizi iyi tanıyın.(Siz nelere kızarsınız, hangi davranışlara karşı müsamahalısınız ?bunları iyi gözlemleyin)  Çocuğunuzu iyi tanıyın.(Neleri sever, hangi davranıştan hoşlanır.)  Tutarlı davranmaya özen gösterin.(Bir gün yatağını toplamamasına kızıyorsanız başka bir gün bu durumu tekrarladığında kızmamanız tutarsızlık yaratır.)  Alacağınız kararları kesinlikle ailenize danışarak alın.  Anne ,babayı, baba da anneyi sürekli ön plana çıkarmalıdır.(Ancak bu, sorumluluğu üzerinden atmak olmamalı; bu konuyu annen daha iyi bilir gibi ifadelerle anne yada baba nazara verilmelidir.)  Ara sıra çocuğunuzdan, nasıl bir ebeveyn olduğunuzu test edin.(Sizin hangi davranışınızdan memnun veya değil gibi.)  Çocuğa karşı her zaman iyi bir model olun.(Babası sabah uyandığı zaman pijamalarını topluyorsa çocuk bunu model alarak söylenmeden pijamalarını toplamaya başlayabilir.)  Söylediğiniz ve yaptığınız davranışlar tutarlı olsun.  Olayları abartmaktan da küçümsemekten de kaçının. 


ÇOCUK BAKIMINDA GÖRÜS AYRILIKLARI 

NELER YAPILABİLİR?
 
• Öncelikle cocuk icin anne babanın birbirine nasıl davrandıgı,birbiriyle nasıl uzlastıkları ve birbirlerine karsı gosterdikleri sevgi ve saygının neye izin verilip neye verilmeyeceginden daha önemli bir konu oldugu unutulmamalıdır.Anne ya da baba onaylamadıkları bir tutum için cocugun önünde asırı tepki vermektense ,o an için sessiz kalıp daha sonra konu üzerinde uzlasmaya calısmalıdır . • Anne baba birbirlerinin görüslerine dikatlice ve saygı göstererek dinleyebiliyor ve zaman zaman birbirine hak verebiliyorsa bu çocuk içinde çok uygun bir örnek olur.Çocuk da farklı görüsleri dinleyebilme ve uygun sekilde tartısabilmeyi ögrenir. • Yatma saati beslenme disilin gibi temel alanlarda nasıl davranılacagı konusunda önceden konuşup anlaşma yapabilirsiniz. • Güvenlik önce gelir.Saglık,güvenlik,beslenme gibi konularda anne baba uyuşamıyorsa uzmanın ,örnegin çocuk doktorunun önerileri dogrultusunda hareket edebilirsiniz. • Sorunların çözümünde anne baba ve çocuklar işbirligi icinde olmalıdırlar.Çocukların cozümlere birebir katılmaları hem onların sorun çözme becerisini gelistirecek hem anne baba karşı karşıya gelmemis olacaklardır. • Anne baba birbirleri hakkında olumsuz eleştirel bicimde konusmamalıdır.Bu cocugun gozünde ebevey otoritesini zedeler. • Cocugun yanında birbiriyle celisen mesajlar vermemeye özen gösterin. • Anne babanın birlikte olmadıkları zamanlarda birbirlerinin kurallarını bozmamalıdırlar. Birbirinizin kurallarına saygılı olmalısınız. 


ÇOCUK VE OYUN
 
NELER YAPILABİLİR? 

• Cocugunuzla yarım saat de olsa beraber oynayın. • Cok hassas olmayan bir cicegin bakımını ona verin.Sorumluluklar kazandırın. • Hobiler oluşturun.Hoşlandıgı seylerden albüm oluşturmasına imkan tanıyın. • Kontrolünüz dahilinde makas kullanmalarına fırsatlar tanıyıp kücük kas gelisimlerine katkı saglayabilirsiniz. • Bereberce ipe cesitli renk ve ebatlarda boncuklar dizerek tasarım yapmalarına üretkenliklerini artırmalarına olanak saglayabilirsiniz. • Dikkat etmemiz gereken en önemli husu skullanılan malzeme ve materyallerin gelisimlerine,ilgi ve ihtiyaclarına uygun secilip yapılacak etkinliklerin yeterlilik ve kabiliyetleri göz önünde bulundurularak belirlenmesidir. • Gelisimlerinin üstünde onları zorlayacak uygulamalar cocuklarımızda yapamıyorum düsüncesi olusturarak öz güvenini zedeleyebilir. • Yası ile dogru orantılı , basitten karmasıga,kolaydan zora bir yol takip edilmeli.Belki geri gelmeyecek tek sey zaman ve onunla birlikte giden cocukluklar.Ortak anlarla yeni anılar olusturup ebeveyn olmanın tadını cıkarın.
 

ÇOCUKTA DEPRESYON 

NELER YAPILABİLİR?
 
• Depresyon rahatsızlıktır.Kendiliğinden geçmez.Çocukta depresyon şüphelenildiğinde bir ana önce bir uzmandan destek almak gerekir.Halk arasında, “çocukların ne derdi olur ki depresyona girsin” gibi inanışlar çocuğun tedavi sürecini uzatabilir ve çocuğa daha fazla zarar verebilir..Rahatsızlık erken fark edilirse tedavisi daha kolay olur. • Özellikle de uzun süredir geçmeyen çocuğunuzdaki bedensel şikayetleri ciddiye alın ve şikayetleri nedeniyle çocuğunuzu suçlamayın.Çocuğunuzun psikolojik bir sorunu olması, çocuğunuzun bunu isteyerek yaptığı anlamına gelmez. • Bazen hafif hafif depresyonlar anlayışlı ve dengeli anne baba tutumları ile düzelebilir.Bu süreçte çocuğunuzu anlamaya çalışarak ana destek olabilirsiniz.Çocuğun güven içinde olduğunu hissetmesi çok önemlidir.Bebeklik döneminden itibaren kaliteli bir anne –çocuk ilişkisi çocukta oluşacak güven duygusunun temelidir.Çevresinde rahat,güvenli ortam hisseden çocuklar sıkıntılarıyla daha rahat baş edebilir. • Ebeveynlerin kaygısının çocukta da kaygı oluşmasına sebep olabileceğini unutmayın.Bu nedenle ebeveynler aşırı koruyucu ve kolaycı bir tutum sergilemeden çocuğun bireyselleşmesine izin ve kaygılarıyla baş etmesine fırsat vermelidirler. • Çocuk yaşanması muhtemel stres etkeni olabilecek değişikliklere önceden hazırlanmalıdır.Bu hazırlık oyun çağı çocuğunda taşınma, okul değişikliği, kardeş doğumu, anne-baba ayrılığı gibi konularda olurken, ergenlerde yaşayacakları fiziksel ve ruhsal değişimlere hazırlık şeklinde olmalıdır.Bu değişikliklere hazırlanmayan çocuk ve ergenler,yoğun endişe ve utanç duygusu yaşayabilir. • Çocuğunuzu samimi bir şekilde sürekli takdir edin. • Eğlenceli faaliyetler planlayarak bunlar üzerinde konuşabilir ve olumlu fikir alışverişinde bulunabilirsiniz. • Aile içinde yaşanan olumsuz ve kaygı verici etkenleri en aza indirmelisiniz. • Çocuğunuzu oyun oynamaya, etkinliklere ya da tartışmalara katılmaya teşvik etmelisiniz. 

ÇOCUKTA KEKEMELİK 

NELER YAPILABİLİR?
 
• Öncelikle ailede var olan problemler halledilmelidir.Aile içinde çocuğu korkutan ve kaygılandıran durumlar oluşturulmamalıdır. • Çocuk konuşurken takıldığında, kelime ve cümleleri tamamlanmamalı • Çocuk konuşurken sabır ve dikkatle dinlenilmelidir.Dinleme esnasında sıkıldığınızı ve tedirginliğinizi ona hissettirmemelisiniz. • Çocuk ifade edemediği kelimeler için zorlanmamalı, baskı altına alınmamalıdır.Düzgün konuşamadığı için asla cezalandırılmamalıdır. • Çocukla birlikte vakit geçirilmeli, nasıl konuşursa konuşsun onun sizin için değerli olduğu hissettirilmelidir. • Çocuğunuzu konuşma zorluğundan dolayı diğer kardeşleri veya arkadaşlarıyla kıyaslamayın.Konuşmalarından dolayı alay etmeyin ve küçümsemeyin. • Özgüvenini kazanacağı faaliyetlerde bulunması için onu cesaretlendirin. • Mesela, sesli şekilde şiir okuması faydalıdır.Ona bu imkanları tanıyın. 

ÇOCUKTA PARMAK EMME
 
NELER YAPILABİLİR? 

 Çocuğunuzun bu davranışını telaşa kapılmadan,sabırla karşılanmalı ve bu davranışıyla sürekli ilgilenmemelisiniz.  Çocuğunuz okul çağına geldiğinde hala bu davranışını devam ettiriyorsa,kendisine uygun bir dille bu davranışının başkaları tarafından hoş karşılanmadığını,davranışının bebeksi olduğunu  anlatın.  Çocuğunuz uykuya dalma zamanlarında bu davranışı gösteriyorsa,uykuya geçiş zamanında ilgiye ihtiyacı var demektir. Onun için ona masal anlatarak uyumasını sağlamanız,davranış değişikliğine önemli etki yapacaktır.  Çocuğunuzun boş zamanı çok ve yapacak faaliyeti yok denilecek kadar az ise onu oyuncaklarıyla oynaması için yönlendirin. Hatta çocuğunuzla birlikte siz oynayın.  Çocuğunuzun bu davranışını ortadan kaldırmak için parmağına acı sürmekten veya eline eldiven giydirmekten kaçının. Çünkü almış olduğunuz bu tedbir onun bu davranışını önlemediği gibi artmasına da sebep olur.  Dünyaya yeni gelen kardeşi sebebiyle bu davranışı göstermeye başlayan çocuğunuza, kardeşinin yetiştirilmesinde onunda sorumluluklarının olduğu, kendisinin sizin için ayrı bir yeri bulunduğu anlatmalı ve hissettirmelisiniz.

ÇOCUKTA TIRNAK YEME PROBLEMİ 

NELER YAPILABİLİR? 

 Uzmanlar bu konuda en etkili yöntemin, 3-4 yaşlarına kadar bu alışkanlığın anne babalar tarafından görmezlikten gelinmesi olduğunu savunmaktadırlar.  Diğer davranış problemlerinin çözümünde faydalanıldığı gibi, çocuğun bu davranışının sebepleri araştırılmalı, onu bu alışkanlığa iten durumların ortadan kaldırılmasına çalışılmalıdır.  Korkutarak, ceza vererek problemin çözümüne yaklaşılmamalıdır. Bu durum çocukta daha farklı problemlerin oluşmasına sebep olabilir.  Anne babalar aile içinde kavga etmemeli ve çocukları üzerinde gerginlik, stres ve endişe oluşturacak hareketlerden kaçınmalıdırlar.  Çocuklar, kavgalı, şiddet içerikli ve korkutucu filmlerden uzak tutulmalıdırlar.  Çocuğunuza özgüven duygusu kazandıracak görevler verebilirsiniz.  Çocuğunuzu yaşına uygun sportif ve kültürel etkinliklere katarak onun boş zamanlarını değerlendirmelisiniz.  Çocuğunuza tırnak yemenin sağlık açısından sakıncalarını anlatın.

ÇOCUKTA YARATICILIK 

NELER YAPILABİLİR?
 
• Sanat etkinliklerini etkin bir ögrenme ortamına dönüstürerek cocugunuzun yaratıcılıgının gelistirilebilmesine izin verin. • Evinizde artık maddelerden olusan bir kutu hazırlayın cocugunuzla beraber oyuncaklar yapın.Bunu yaparken cocugunuza müdhele etmek yerine ona onure edici kelimeler söyleyin. • Cocuga etkinliklerinde kullanacagı etkinlikleri kavraması icin zaman tanıyın. • Yaratıcı düsüncenin ön gördügü baslıca koşullardan biri de araştırma ve soru sorma konularında tamemen özgür olmalarıdır.Bu nedenle cocugu soru sormaya da yönlendirmeli ve neden sonuç iliksilerini anlamasına destek olunmalıdır.Açık uçlu sorularla ona yardımı olabilirsiniz. • Etkinlikte kullanılıcak malzemelerin renk,sekil,büyüklük gibi özelliklerinde cocugun secim yapmasına olanak tanıynız. • Tüm hazılıkları tamamladıktan sonra etkinlik yapabilmesi için çocugu serbest bırakın. • Cocuga etkinlik yaparken deneme fırsatı verin. • Çocuga yaptıgı etkinlikleri kesip birbiriyle birlestirerek kompozisyon oluçturabilmesi icin fırsat tanınmalı .Örnegin daha önce yaptıgı resmin boi kalan kısımlarına eklemeler yapılabilir.Cocuk kendi yaptıgı etkinlikleri eline alıp kompozisyon oluşturdugunda ‘basarabime’ duygusunu yasar. • Cocugunuzu etkinlik sırasında basarıları icin destekleyin,onu motive edici sözler söyleyin. • Cocugunuzun kendi yaptıgı etkinlikler üzerinde kavramları ögrenebilmeleri için olanak tanıyınız.Okul öncesi dönemi cocugun etkin olarak temel kavramları kazandıgı dönemdir ve cocuk günlük yasamda dogal etkinlikler icinde kavramları ögrenir.Cocukların kendi yaptıkları yaratıcı etkinlikler aynı zamanda onların bir laboratuvar calışmasıdır.

YALAN SÖYLEMEK 

ANNE-BABALAR YALANLA MÜCADELE NASIL OLMALIDIR?
 
 Öncelikle anne-babalar çocuğa iyi örnek olmaya çalışmalıdırlar.  Çocuğun yalan söylemesine imkan tanıyacak davranışlardan uzak durmalıyız.yapılan hatalar sonucu verdiğimiz üstüne fazla gitmek,azarlamak,korkutmak vs gibi tepkiler yerine daha yapıcı olumlu tepkiler vermeliyiz.  Küçük çocuğun sözde yalanları ahlaki bir hata olarak görülmemeli,doğru söylemenin övülmeye değer bir davranış olduğu anlatılmalıdır.  Çocuğunuzun çevresindeki arkadaş grubuna dikkat etmeliyiz.eğer yalanlar çevresindeki kişilerden kaynaklanıyorsa çocuk bu ortamdan gerçekler anlatılarak uzaklaştırılmalıdır.  Çocuklarınızı başkalarıyla kıyaslamayın. Bunun yerine çocuğun kabiliyetlerine göre onu motive etmeniz ve kapasitelerini aşan beklentiler içine girmemeniz gerekmemektedir.  Çocuklarınıza neyin doğru,hangi davranış ve hareketlerinin yanlış olduğunu,dürüst olmanın insanlar için önemli olduğunu,yalan söylediği zaman başına gelebilecek olumsuz durumların olabileceği hakkında bilgi verin.  Çocuğunuz kötü bir davranış yaptı ve bunu dürüst bir şekilde ifade ettiyse onu cezalandırmamalısınız. Ama yaptığının yanlış olduğu çocuğa anlatılmalıdır.  Sık sık ne yaptıkları ya da ne gördükleri çocuklara anlattırılmalı ,çeşitli bahanelerle davranışlarının nedenleri ve hataları sorulmalıdır.

ÇOCUĞUMUN UYKU PROBLEMİ VAR... 

NELER YAPILABİLİR? 

 Çocuk niçin geç saatlere kadar uyanık olmak ister?Özel bir biyolojik veya psikolojik neden yoksa bunun davranışsal bir sorun olduğunu ve zamanla alışkanlığa dönüştüğü için devam eden bir durum olduğunu görürüz.  Çocuğunuzun uyku saatinde evinizdeki ortam nasıl?Ortamla ve yaşanılanların çocuğu etkileyeceğini unutmayın.Eğer hareketli bir ortam varsa,çocuğun erken saatlerde uyumaya alışması çok zordur.Genellikle akşam saatlerinde baba eve gelmiştir,televizyon açıktır veya evdeki çocuklardan bazısı uyumuyordur.Tüm bu sebepler,çocuğu uyanık kalmak için tahrik eder.Çocuk kendine eğlenceli bulduğu bu ortamda kalmayı tercih eder,veya “Ağabeyim niçin uyumuyor?”gibi bahaneler üretir.  Çocuğunuza erken saatte uyuma alışkanlığını kazandırmak için başlangıçta biraz fedakarlık yapmanız gerekir. Onun uyması gereken saatte evin ışıklı ortamını loş ortama çevirin. Televizyon açıksa kapatın ve evin sükunetli olmasına dikkat edin. Çocuğunuz uykuya dalana kadar evdeki yetişkinlerin de uyuyacaklarını dile getirmeleri iyi olur. Bunun için büyük yaştaki çocuklarınızla anlaşıp onlardan yardım istemeniz faydalı olacaktır. Evin bu ortamını çocuğun öncelikli olarak uykuyu daha çabuk benimsemesine ve erken uyuma alışkanlığını kazanmasına sebep olur. Çocuk erken uyumaya alıştıktan sonra ise zaten siz ortam oluşturmasanız bile saati geldiğinde o uyumayı tercih edecektir. Ayrıca haftada bir gün biraz daha geç uyumasına izin vererek ona ödül sunabilirsiniz.  Çocuk bir türlü odasında uyumak istemiyor veya odasında uyuduğu halde gece uyandığında yanınıza mı geliyor?Bu sorunu halletmek için,öncelikle neden odasında uyumak istemediğini anlamaya çalışın.Sorun oda da mı,çocukta mı veya ailedeki başka bir faktör mü?Sorunun kaynağını bulduktan sonra çözüm daha kolay olacaktır.özel bir neden yoksa odasını sevdirmek için şunları yapabilirsiniz:  Odasını çocuğunuzun zevkine göre dizayn edin.Bu konuda çocuğunuzun tercihlerine önem verin.  Tamamen karanlık ortam çocuğu rahatsız edebilir,odasını ışıklandırın.  Düzenli olarak odasında yattığı takdirde;uyku cinsinden (nevresim,pijama vs…)bir ödül vereceğinizi belirterek anlaşma yapın.  Çocuğunuz sizinle birlikte uyumaya alıştıysa,başlangıçta o sizin odanızda/yatağınızda uyumasın,siz onun odasında/yatağında uyuyun ve çocuğunuz uykuya daldıktan sonra mutlaka kendi yatağınıza geçin.  Sürekli sizinle birlikte uyumak isteyen bir çocuğunuz mu var?Derin psikolojik nedenlerin olmadığını ve bunun sadece alışkanlıktan kaynaklandığını düşünüyorsanız,aşamalı süreci denemelisiniz.Biraz sabır gerektiren bu süreç için 5 haftaya ihtiyacınız var. İLK HAFTA:Çocuk ile birlikte çocuğun yatağında uyuyun.Bu süreç gerekirse bir haftayı geçebilir.Unutmayın,çocuk uykuya daldıktan sonra kendi yatağınıza gitmelisiniz. İKİNCİ HAFTA:Uykuya dalana kadar çocuğunuzun yatağında oturun.Saçını okşayarak ya da elini tutarak onunla sohbet edin. ÜÇÜNCÜ HAFTA:Çocuğunuzun yatağının yanına bir sandalye koyarak üzerine oturun. Bu arada,çocuk uyuyana kadar ona masal okuyabilirsiniz. DÖRDÜNCÜ HAFTA:Çocuğunuz uykuya dalana kadar aynı odada herhangi bir işle uğraşın. BEŞİNCİ HAFTA:Çocuğunuza yatağına kadar eşlik edip onu öptükten sonra bırakın kendi başına uykuya dalsın.

ÇOCUK VE ÖFKE NÖBETLERİ
 
NELER YAPILABİLİR?
 
• Öfkeli bir cocuga yardım ederken onun öncelikle neden öfkeli oldugunu anlamalı ve eger cocuk bu öfkenin farkında degilse bu öfkesinin farkına varmasını saglamalısınız bunu yaparkende kullanacagınız en iyi yöntem,onu oldugu gibi kabul edip dinlemeniz olacaktır. • Öfkeli cocuklar çevrelerinde sakin,anlayışlı ve kendilerini anlayacak yetişkinler isterler,onlara ihtiyaç duyarlar. • Çocugunuzun öfkeli anında ona kızmanız, bağırmanız vaya azarlamanız öfkesini azaltmayacak aksine bastırılmış bu duygular ileriye dönük olarak ke pt büyük öfke • patlamalarına sebep olacaktır.Cocugunuzun sakin oldugu bir anda neyin onu bu kadar öfkelendirdigini sorarak olayla ilgili duygularını ortaya cıkartabilirsiniz.Böylece öfkenin asıl kaynagına inebilirsiniz. • Cougunuzun sakin oldugu az da olsa öfkesine hkim oldugu ve zor bir durumla basa cıktıgı bir anda takdir edin ve ödüllendirin. • Cocugunuzun kendini öfkelendiren olaylar karsısında nasıl davrandıgını,bu davranısın sonuclarını ve yapmıs oldugu davranısın problemi cözmek öcin iyi bir yol olup olmadıgını anlatmasını isteyebilirsiniz. • Anne baba olarak öncelikle cocugunuzda görmek istediginiz davranısı sizler sergilemelisiniz. • Ayrıca cocugunuzun bir sporla ugrasmasını saglayabilirsiniz ,bu sporlar kisinin kendini kontrol edebilecegi ve enerjisini cok rahat bir sekilde boşaltacagı spor dalları olabilir • Öfke anında fazla acıklama yapmak cok kücükler icin yararlı olmaz,hatta kızgınlıgını artırır geri teper. • Çocugunuz daha kendi öfkesinin nedenlerini anlayacak yasta degildir.Bu duyguları adlandırmanız onun icin iyi bir yol gösterici olacaktır.’Ayse bebegini almıs odu die kızmıs olmalısın.’ Diyerek cocugun duygularını tanımlayın.

ÇOCUKTA AHLAK EĞİTİMİ 

Ahlak eğitiminde ailenin görevleri; 

1. Aile saadeti ahlak eğitiminden ayrı düşünülemez; Aile saadeti, gelişmenin her safhasında çocuk için büyük bir destektir. Çocuk, anne babasının birbirlerine verdikleri önemi ve gücü hissettiğinde olağanüstü bir güven kazanır. Anne babasının birbirini desteklediklerini birbirlerine güç verdiklerini, birbirlerini kuvvetlendirdiklerini gören bir çocuk; olumsuz dış etkilere karşı sağlam bir zırh kuşanmış olur. 2. Aile, önce aile çapında bir karakter oluşturmalıdır; anne babanın aile çapında bir karakter oluşturmaları, çocukta olumlu ve derin bir iz meydana getirir. Hayata dair bakış açısı, hayata katıma şekli, çevreyi etkileme gücü,yaşayış biçimiyle sıradan olandan ayrılabilen, kendi markasını oluşturan aile çocuk için özel bir yetişme ortamıdır. Her anne baba biraz çaba ile ailenin kendi hikayesin oluşturabilir, aileye farklı beğeniler, farklı ifade yolları, farklı uğraşlar katabilir. 3. Çocuk, güzel ahlaklın sonuçları içinde yaşamalıdır; Çocuğa yalnızca güzel ahlakın ne olduğunu anlatmakla yetinemeyiz. Çocuk, kendine de kazandırılmak istenen güzel ahlakın hayattaki sonuçlarını gözlemleyebilmeli, kendi yaşantısında bu ahlakın güzelliklerinden faydalanıyor olmalıdır. Anne baba olarak davranışlarımızla çocuğumuza şunu söyleyebilmeliyiz:’işte bizim her durumda birbirimize saygılı davranmamızı sağlayan, bu evde insanların çekiştirilmesini önleyen, bizi temizliğe, düzene sevk eden, varımızı yoğumuzu misafirimizin önüne serdiren, kendimiz için istemediğimiz bir işi başkalarına karşı yapmamıza engel olan, bizi komşumuzla beraber güldüren, komşumuzla beraber ağlatan ahlak bu ahlaktır.’ 4. İyi sonuçlar için doğru yaklaşımlar gerekir; güzel ahlakın çocuğa güzel bir şekilde sunulması gerekir. Nice doğru düşünce olmuştur ki muhatabına doğru bir yaklaşımla sunulmadığı için o doğruluğun hak ettiği sonuca ulaşamamıştır. Güzel olanı güzel, doğru molanı doğru taşımak en az bunların sonuçları kadar önemlidir, çünkü güzelin ve doğrunun değiştirme gücü, onların iyi taşınmasıyla işlemeye başlar. 5. Ailenin hayat karşısındaki tavrı çocuğu sessizce, ama derinden etkiler: İnsanlar ve olaylar karşısındaki tepkileriniz, hayata bakış açısını gizli gizli çocuğa taşır. Tavırlarınız, duygularınız, konuşma ve yorumlarınız, hayatın karşısında nerede durduğunuzu çocuğa tarif eder. Sizi duygulandıran olaylar iç dünyanızı çocuğa aktarır. Duygulanmalarımız, hepimiz için ruh dünyamızın aynasıdır. Çocuk da o a aynaya bakar. Orada ne göreceği nasıl etkileneceği tamamen size bağlıdır. Hep şu dikkat içinde bulunmalıyız; Benden çocuğuma neler taşınıyor?Ona neyi aksettiriyorum?Aynada ne görüyor? Ona aksettirdikleriniz onda bir farklılık ve seçkinlik duygusu meydana getirebilmelidir. 6. Güzel ahlak çocuğa bir bütün olarak sunulmalıdır; çocuğa güzel duygu, düşünce ve aranışların kazandırılmasında n büyük engellerden biri ailelerin davranış kalitelerinin yüksek olmamasıdır. Çocuklarımıza sunduğumuz ahlakta zaaf göstererek onları bu ahlaka karşı güvenlerini sarstığımızda onları artık her yabancı propagandaya açık hala geleceklerdir. Çocuklardan kendimizin çiğnediği kurallara uymalarını istediğimizde onlar belki korku ile bunu kabullenmiş görüneceklerdir. Ama o kuralların onlarda gerçekten yer etmesi, o kuralların ruhunun onların içine işlemesiyle mümkündür. 7. Güzelliğe yaptığımız katkı herkes için etkileyicidir; Güzel ahlakın davranış kalıplarına dökülürken bir orijinallik bir farklılık kazanması o ahlakı besler. Böyle bir dikkat ve sanat içindeki ailede çocuk neşeli, güvenli, huzurlu olur; bu dikkat ve sanat çocuğu bilgilendirir olgunlaştırır. Başkalarının nasıl sözlerimizden çok işlerimizle etkileyebileceksek, çocuklarımızı da sözlerimizden çok işlerimizle etkileyebiliriz. Unutmamalıyız ki, çocuğun üstün bir ahlak anlayışı etrafında sınırlamaları, yasakları kabul etmesinde kendisine bu seçeneği sunan insanların ahlak ve karakterlerinin üstün ve işler halde olması çok önemli rol oynar. 8. Hayranlık kültürü, çocuk için elverişsiz bir ortamdır; anne babanın küçük şeylere büyük önem vermemeleri, büyüklükler karşısında küçük davranmamaları çocuğun karakter teşekkülünde etkili olur. Her şeyi ve herkesi alkışlamak konusunda çok istekli olan bir ailede çocuğun faydalı ile faydasızı, güzel ve çirkini, iyi ile kötülüğü ayırma gücünün doğru gelişmeme ihtimali vardır. 9. Ailenin iletişim başarısı çocuğun kendine güvenini besler; iletişimde aktif olan ve saygı gören bir aile, çocuğun hareket yeteneğine canlılık katar. Bu durum çocuğun sosyalleşmesine katkı sağlar. Etrafına uyum sağlamasında ona destek olur. 10. Gerçek kaliteyi, kaliteden zevk alma duygusu üretir; çocuğunuzla etkili bir iletişim için çaba göstermekten zevk almadığınızdan en iyi sonuca ulaşamazsınız. Çocuğunuza ayırdığınız zamandan en küçük bir şikayetiniz bile, onunla iletişiminizi eksik bırakır. Ona zaman ayırmaktan büyük keyif duyarak onunla birlikte olduğunuzda çocuğunuz bunu hissedecek, duygusal olarak daha iyi bir duruma getirecektir.

ÇOCUKTA KAYGI 

NELER YAPILABİLİR?
 
Kendisini kaygılandıran durum hakkında çocuğunuzu konuşmaya teşvik etmelisiniz.Konuşmasını yarıda kesmeyin ve onun adına konuşmayın.Söyledikleri ve hissettikleri hakkında onu sorgulamayın. Anlattıklarını dinledikten sonra, hayatta bir çok problemin olduğunu ve bu problemlerle baş edebilmek için mücadele edilmesi gerektiğini ona anlatabilir ve sizin de başınızdan bu tür bir olay geçti ise bunu evladınızla paylaşabilirsiniz. Hayal gücünü olumlu bir şekilde kullanmayı öğretin.Kaygıya yol açan bir durum karşısında, sakin ve hoş bir hatırayı hayal ederek gevşemeyi çabucak öğrenebilir. Kendi kendisini motive edecek, yüreklendirecek konuşmalar öğretmelisiniz.”Bu sınavda yapabileceğimin en iyisini yapacağım, başarılı olacağım !” gibi. Bazı çocuklar için konuşmanın yanı sıra onu kucaklamanız ve sarılma gibi fiziksel yakınlıkta bulunmanız ve yanında olduğunuzu hissettirmeniz güven duygusu oluşturacak ve kaygısının azalmasını sağlayacaktır.

ÇOCUKTA ÖZGÜVEN GELİŞİMİ 

Çocukların özgüvenlerini sağlamak için yapılacak şeyler: 

1. Var olmalarının sizin için ne kadar önemli olduğunu onlara hissettirin. Onlara olan sevginizin başarı yada başarısızlıklarına bağlı olmadığını, var olmalarının sizin için ne kadar önemli olduğunu ve ne olursa olsun onları daima seveceğinizi söyleyin. 2. Kendilerine olan özgüvenlerinde sarsıntı gördüğünüz an harekete geçin. Unutmayın kendine özgüveni duymak kendini beğenmişlik ya da kibirlilik demek değildir. Özgüven sadece olduğu gibi kabul edilmiş olmanın verdiği kendini rahat, iyi ve güvenlik içinde hissetmektir. Başarısı ile şımaran, kibirli davranışlar gösteren çocuğun kendisine olan özgüveni yok ya da düşük demektir. 3. Çocuğunuzun gerçek özgüveni sağlamasında yardımcı olun. Çocuğunuzun zayıf yanlarını görmezlikten gelmeyin, dürüst olun, ama onları eleştirmeyin. Çocuklar kendilerindeki eksiklikleri ve kusurları kabullenmelidir. Bunlun yanı sıra iyi ve kuvvetli oldukları yanları ile gurur duyabilmelidirler. 4. Çocuğunuza kendisine has yeteneklerini ortaya çıkartmasında yardımcı olun. Çocuklar birbirlerinden farklıdır. Her çocuğun farklı özellikleri ve yetenekleri vardır. Hepsinin başarılı olduğu alanlar değişiktir. Çocuklarınıza kendi ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda faaliyetlerde katılma imkanı sağlayarak onların araştırılmaları ve yeni şeyler keşfetmeleri için destekleyin. Böylece kendilerinde var olan yeteneklerin ortaya çıkmasını sağlayarak kendilerine güven duymalarını sağlamış olursunuz. 5. Yaptıkları ve ilgilendikleri şeylerden sizin için ne kadar önemli ve değerli olduğunu gösterin. Katıldıkları faaliyetleri ve ilgilendikleri şeyleri sorun, okulda katıldıkları faaliyetlerin gösterilerine gidin. İlgilendiği şeylerle ilgili okuduğumuz bir yazı ya da resmi onunla paylaşın. 6. Evinizde herkesin birbirine güveneceği bir ortam oluşturun. Duygularını, düşüncelerini, sevgisini, başarı ya da başarısızlıklarını, hayal kırıklıklarını aile fertleriyle rahatça paylaşabilen çocuklar özgüvenli olurlar. “Söylediğin kadar da kötü değilmiş” ya da “Geçer canım merak etme” şeklinde cevap verme yerine, onların duygu ve düşüncelerini ciddiye alın. 7. Çocuğunuza kendi davranışlarınızla örnek olduğunuzu unutmayın. Çocuklarınıza, onlarda görmek istemediğiniz davranışlarda bulunmayın. Unutmayın çocuklar size sizin onlara davrandığınız gibi davranacaklardır. Sinirlenip onlara bağırdığınızda, kızınca bağırmanın normal olduğu mesajını verirsiniz. 8. Beklentileriniz çocuğunuzun seviyesinde olsun, onu aşacak beklentilerinden kaçının. Her çocuğun farklı yapabilme kapasitesi ve seviyesi vardır. Çocuğunuzun bir şeyi yapamayacağını bildiğiniz halde bunu ondan bekleyip sonunda hayal kırıklığı yaratmayın. Ulaşabilecekleri hedefler amaçlayıp başarılı olmalarını sağlayın. 9. Çocuklarınıza sorumluluklar verin. Kendisine güvenilip sorumluluk verilen çocuklar kendilerini yararlı ve önemli hissederler. Sadece çok özel yetenek ya da başarılarına değil her şeyine değer verdiğinizi ve taktir ettiğinizi belirtin. Küçük bile olsa yaptığı güzel bir şey ya da davranışı için onu övün ve bunun ne kadar önlemli olduğunu belirtin. 10. Ne yaparlarsa yapsınlar onları bağışlayın ve sevgi ile emniyette olduklarını hissettirin. Çocuklarınızı disiplin edin ama bunu hiçbir zaman sinirle ve katı kurallarla yapmayın. Onları disiplin etmeniz katı kurallarla katı cezalar verme şeklinde olmasın. Çocuklar adaletsiz davrandığınızda bunu çok iyi bilirler. Onların güvenini sarsmayın. 11. Birlikte vakit geçirin. Ortak yapacağınız faaliyetler bulup birlikte zaman geçirin. 12. Onların özgüvenlerini sağlayacak sözlerde bulunun “Yardımların çok işime yaradı, teşekkür ederim” ya da “Bak bu aklıma gelmemişti bu konudaki fikrini çok beğendim” gibi sizlerle onların katkılarına değer verdiğinizi gösterin. 13. Çocuğunuzla ilgili problemleri onu suçlamadan ya da onun karakterini eleştirmeden tartışın. Çocuklar kendileri ile ilgili problemlerde kendilerine saldırıp eleştirilmeden konuşulduğunda bu problemi çözmek için sarf ederler. Onun karakterine değil yaptığı şeye hitap ederek konuşun.

ÇOCUKTA SALDIRGANLIK ve ŞİDDET 

NELER YAPILABİLİR? 

 Öncelikle çocukta var olan bu davranışın kökenini araştırmalıyız. Bu davranışın sebeplerini ortaya koymalıyız. Çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılamak için saldırgan davranış içinde olmak gerektiğine mi inanıyor? Aşırı baskıcı aileye karşı öfkesini mi belirtiyor? Kızgın olduğu birini cezalandırmaya mı çalışıyor? Bu sorulara cevap aramakla, saldırgan davranışın sebeplerini ortaya çıkarıp uygun bir dil kullanarak çocuğunuzun ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayabilirsiniz.  Çocuğunuza sürekli fiziksel cezalar vermeyin. Çünkü çocukta asi, sorumsuz ve saldırgan davranışlar ortaya çıkar. Bunun yerine çocuğunuza sevgiyle yaklaşın. Kardeşler arasındaki sevginin dengeli olmasına dikkat edin.  Aile içinde var olan bir meseleyi kesinlikle çocukların bulunduğu ortamda saldırgan tavırlarla halletmeye çalışmayın. Çünkü sizler onlar için birer modelsiniz.  Çocuklarınızın olumsuz davranışlarını ön plana alıp onları sürekli eleştirmeyin. Olumlu davranışlarını görmeye çalışın ve bu davranışlarını ödüllerle pekiştirin.  Çocuğunuzun geniş oyun alanlarında oynamasını sağlayın. Bu durum, var olan gerilimden kurtulmasını ve enerjisini boşaltmasını sağlayacaktır.  Gerekirse çocuğunuza adı konmamış bir “saldırganlık köşesi” yapın. Bu köşede bir kum torbası, büyük süngerler olabilir. Böyle bir imkan çocuğunuzun kızgınlık, öfke gibi duygularının yok olmasını sağlar.  Çocuğunuzun bu duygusunu yenebilmesi için alternatifler sunun. Onu yüzme ve karate gibi spor dallarına yönlendirebilirsiniz. Ya da duygularını ifade edebilmesi için yazı yazma ve resim yapma tekniğini kullanabilirsiniz.  Çocuğunuzun şiddet içerikli film ve programları izlemelerini önlemelisiniz. Çünkü çocuklar, var olan bazı problemleri aynı yöntemleri kullanarak çözmeye çalışma eğilimi göstermektedirler. Söz konusu filimdeki oyuncuları model almaya çalışmaktadırlar. Mesela, çocuğa, “sen büyüyünce ne olacaksın?” denildiği zaman, açık bir ifade ile bilerek ya da bilmeyerek, “ben büyüyünce mafya olacağım” diyebilmektedir.  Çocuklarınıza atari ve bilgisayar oyunları alırken şiddette dayalı oyunları tercih etmemelisiniz.  Çocuklarınızın arkadaşları ile birlikte oyun oynamalarına izin verin. Çocuk onlarla oynarken bazı kuralların olduğunun farkına varacaktır. Oyunlara katılarak, onlarla etkileşim içine girerek öz benliğini kazanacaktır.  Çocuğunuzla konuşurken empati yapın: çocuğunuz kendisini size ifade etmeye çalışırken, siz kendinizi onun yerine koyarak onun gibi düşünmeli ve olaylara onun bakış açısıyla bakmalısınız.

ÇOCUKTA TUVALET EĞİTİMİ
 
ANNE-BABA OLARAK NELER YAPABİLİRİZ
 
 Tuvalet eğitimine başlayan anne babalar için en önemli iki kural sakin ve sabırlı olmaktır.  Eğitimin ilk zamanları çocuğunuza bir oturak(lazımlık) alınız.ister banyoda dursun ister çocuğunuzun odasında dursun,önemli olan çocuğu yavaş yavaş oturağa alıştırmaktır. İlk zamanlar çocuk bezliyken bu alıştırmalar yapılmalı,daha sonra bezi ve çamaşırı olmadan bu oturağa alıştırılmalıdır. Oturakta durma süresi az da çok fazla da olmamalıdır.(1-10 dakika arası)  Tuvalet konusunda ailenizle birlikte kullandığınız kelimeleri çocuğunuza öğretin. Tuvalet kavramı çocukta gelişsin ki , tuvaleti geldiği zaman bunu rahatça dile getirebilsin.  Çocuğunuz tuvaletini zamanında ve uygun şekilde yaptıysa onu övün. Yalnız övmek demek ona şeker çikolata almak gibi ödül davranışı olmasın. Sadece güzel sözlerle onu yüreklendirin. ‘aferin sana,artık tuvaletini bezine yapmıyorsun,sen bir ağabey-abla oldun’ ifadeleri çocuğunuzun kendisini daha iyi hissetmesini sağlayacaktır.  Tuvalete birlikte gidip yanında kalabilirsiniz. Çocuğunuzun tuvalette iyi vakit geçirmesi için onunla ilgilenebilir ya da ona ilgisini çeken bir oyuncak verebilirsiniz.  Çocuğunuz ara sıra tuvaletini altına yapıyorsa sakın onu yargılamayın,küçümsemeyin ve bir başkasıyla kıyaslamayın. Çocuğunuzu uygun bir dille uyarın. Çünkü tuvalet eğitimi boyunca bu tür hadiseler sık sık olabilir. Kendinizi bu durumlara hazırlayın. Kesinlikle çocuğunuz tekrar bezlemeye kalkmayın.  Çocuğunuz tuvalet eğitimi sırasınca altına kaçırmaya devam ediyorsa ‘altın ıslak ve kirli olduğu zaman bulunacağın yerler tuvalet,banyo;temiz olduğun zaman ise oda ya da mutfaktır’ şeklinde anlaşma yapabilirsiniz.  Kendi elbisesini kendi değiştirmesini ona öğretmelisiniz.  Çocuğunuz tuvaleti kullanmayı reddediyorsa ‘altın ıslak ve kirli iken kendini nasıl hissediyorsun. Problemi çözmek için fikirlerin ne gibi ifadelerle onu konu da konuşmaya teşvik etmelisiniz.  Çocuğunuza tuvalet ihtiyacını giderilmesinden sonra temizliğin neden gerekli olduğunu anlatınız. Tuvaletten sonra ellerin mutlaka temizlenmesi alışkanlığını çocuğunuza kazandırmaya çalışınız.

EYVAH! ÇOCUĞUMUN YEMEK PROBLEMİ Mİ VAR?
 
NELER YAPILABİLİR? 

 2 yaşından itibaren çocuğunuzun kendisinin yemesine izin verin. Bırakın çocuğunuz yemeği üzerine döksün, önemli değil.Burada önemli olan çocuğun kendini bir birey olarak kabul etmeye başlamasıdır.Çocuk kendi başına yeme davranışını geliştirdikçe kendine güven duygusu oluşacaktır.  Çocuğunuz yemek yeme konusunda problem çıkarıyorsa,“Yemeğini bitirmek zorunda değilsin. Karnın toksa bir sonraki öğünde yersin.”şeklindeki yaklaşımınıza çocuk muhtemelen itiraz etmeyecektir. Burada unutulmaması gereken bir nokta var. Kesinlikle çocuğunuza bir sonraki öğüne kadar hiçbir şey vermeyin. Korkmayın, çocuğunuz birkaç gün bazı öğünlerde aç kalabilir ama yemek yeme konusunda güzel bir davranış geliştireceğinizden şüpheniz olmasın.  Evdeki büyüklerin çocuğun yanında yemek seçmemeleri gerekir. Aynı davranışı onlar da sergiler ve kişilere göre yemek yapılması zorunluluğu doğar. Her yemek vakti sizin için kabus olur ve sürekli problem çıkar. “Ona neden rafadan yumurta pişirdin?”, “Bana neden sütümü kakaolu vermedin?” gibi tartışmalar içinde kalırsınız.Çocukta yemek seçme davranışını ortadan kaldırmak için; • Çocuğa alternatif sunmalısınız.Şöyle ki;şayet siz “her yemeği yemelisin” diyorsanız,ne kadar ve nasıl yiyeceğine de çocuk karar vermelidir.Örneğin:çocuğunuzun ıspanak yemesini istiyorsunuz.Çocuğunuzun önüne farklı ebatlarda kaşıklar koyun(çay kaşığından servis kaşığına kadar farklı büyüklükte).Çocuk isterse yarım çay kaşığı yer.İsterse 3 yemek kaşığı yer.Tercih ona ait olmalıdır. • Unutmayın ki;başlangıçtaki amacınız o yemekten bedenen istifade etmesi değildir.Seçtiği yemeğe karşı yeme davranışı kazanmasıdır.Bu sebeple de az demeksizin en ufak bir girişim onure edilmelidir. • Bunun dışında sevdiği yemekler,sevmediği yemeğin tadına baktıktan sonra ödül olarak verilebilir. • Ayrıca çocuğunuzla alışverişe çıkarak sevimli desenlerde tabaklar alabilir ve seçtiğiniz yemekleri yediği takdirde bu tabağı kullanabileceğini söyleyebilirsiniz. • Veya oyunlar ile yemekler çocuklara sevdirilebilir.  Çocuğunu yemek saatinden birkaç saat önce atıştırması için aperatif şeyler vermeyin.Bu çocuğun iştahını kapatır ve öğün vaktinde alması gereken gıdaları alamaz.  Çocuğun belli yaş dönemlerinde alması gereken gıdalar vardır.Bunları çocuğunuza doğrudan veremiyorsanız dolaylı yollardan mutlaka almasını sağlayın.Aksi takdirde,çocuğun erken yaşlarda kemik erime rahatsızlığına yakalanma riski doğabilir.Çocuğa sütü doğrudan içiremiyorsanız,bu gıdayı sütlaç yaparak yemesini sağlayabilir ya da kakao katarak verebilirsiniz.  Sofrayı çocuğunuzla birlikte kurun.Yapılan bu işte emeği olduğundan,yemek yeme konusunda zorluk çıkarmayacaktır.  Sofrada kardeşler arasında sürekli kavgalar çıkıyorsa,oturup birlikte karar alın.Yemek vaktini ve yemek yeme süresini birlikte kararlaştırın.Mesela, “Akşam yemeği için saat 18.00’de yemeğe başlanacak,18.30’da bitecek ve sofra kaldırılacak.” Bu karara anne baba olarak pes etmeden uymanız gerekmektedir.Belli bir süre sonra bu olumsuz davranış ortadan kalkacaktır.Çünkü çocuklarınız aç kalmamak için o süreyi oyun oynayarak veya kavga ederek değil yemek yiyerek değerlendirecektir. “ÇOCUĞUMUN DOYMA DUYGUSUNUN OLMADĞINI DÜŞÜNÜYORUM” Birçok çocukta ne kadar yese de doymama gibi bir sorun vardır.Aslında olaya sorun olarak bakmamak gerekir.Çünkü bunun küçük yaşlarda,özellikle 3 yaşına kadar görülmesi muhtemel bir durumdur.Aslında doyma,doğal bir süreç içinde öğrenilebilecek bir duygudur.Ancak doyma noktasına geldikten sonra durulması gerektiği,her çocuk tarafından bilinmeyebilir.Çocuk özellikle de yemek yemekten zevk alıyorsa ve sevdiği yiyecekleri tüketiyorsa,doyduğu halde yemeği bırakması gerektiğini bilmeyebilir.Bu sebeple bu çocuklara doyma noktasına ulaştıktan sonra yemeyi durdurmayı öğretmek gerekir.Bu öğreti baskıyla yapılmaz.Unutmayın;çocuğun önündeki yiyecekleri zorla almanız onu yemeğe karşı tahrik etmekten başka bir işe yaramaz.Bilindiği gibi,çocukların bir numaralı öğrenme şekilleri modelleyerek öğrenmedir.Çocuk,ebeveyni modelleyerek öğrenir.Öyleyse ebeveyn kendisi doyduğu zaman sessiz bir şekilde yemeyi bırakmamalı,aynı zamanda bunu dile getirmelidir.Şöyle ki, “Karnım doydu,bu sebeple artık yememeliyim,artık yemeye devam edersem karnım ağrıyabilir.”gibi söylemlerde bulunmalıdır.Bunu her iki ebeveyn de yapmalıdır ve o her yemek sonrası usanmadan doğal bir biçimde tekrar edilmelidir. 


DİSİPLİN 

ÖNERİLER 

1- Anne ve baba olarak çocuğa "tutarlı" ve "karalı" davranın.Kuralların ne olduğunu kesin ve net bir şekilde aktarın.Gerektiğinde esnek davranın. 2- Çocuğa soyut bilgi aktarımından kaçının. Bunun yerine onu olayın içine katarak somut bir şekilde yaşamasına fırsat verin. 3- Davranışlarının, Yaramazlığının sonuçlarına katlanmasını sağlayın Masaya çay dökülmüşse bırakın kendi temizlesin. 4- Çocuğun olumsuz davranışları karşısında duygularınızı ifade edin. Beklentilerinizi dile getirin. 5- Ona seçme şansı tanıyın ve hatalarını nasıl telafi edeceğini gösterin. Sorunu çözmesine yardımcı olun. 6- Bütün bunları yaparken adil ve objektif olmaya özen gösterin. 7- Sevilen ve kişiliğine saygı duyulan çocuk, başkalarını sever ve onlara saygı duyar. Bu nedenle disiplini sevgi temeli üzerine inşa edin. 

İNATLAŞMA 

ANNE BABA NE YAPMALI? 

- Çocuğun inadı geçicidir üzerinde fazla durmayın - Çocuğun inadına asla boyun eğmeyin. İnat karşısında acizlik göstermeyin. - İnada inat ile karşılık vermeyin. İnat anında konu dondurulmalı ve çocuğa kabul edebileceği bir alternatif sunmaya çalışın. - Sert muameleden kesinlikle kaçınmalısınız. - Çocuğa saygı duymalısınız. - Empati kurmalı ve çocuğun hislerini anlamaya çalışmalısınız. - Çocuğun her talebine veya sözüne "hayır" cevabını vermeyin. - Çocuğa örnek olun ve inat davranışını hiçbir zaman göstermeyin. - Çocuğunuzla aranızdaki duygusal bağı güçlendirin, paylaşımlarınızı artırın ve ilişkilerinizi düzenleyin. - Çocuğunuzun bu davranışına asla şiddetle karşılık vermeyin. Şiddet inatçılığı daha da artırır. - Çocuğunuz sizi hiç olmadık yerlerde o kadar çok zorlayabilir ki, adeta sabrınızı taşıracak ve onun isteğine boyun eğmenizi sağlamaya çalışacaklardır. Her şeyden önce bu davranışlara karşı soğukkanlı olmalısınız. Çocuğunuza o anda öfkeyle değil, biraz daha yumuşak ve uzlaşmacı bir tavırla yaklaşmalısınız. - Her şeye rağmen inadın önüne geçemiyorsanız ve onun hatalı yetiştiğini ve mutsuz olduğunu düşünüyorsanız bir uzmandan destek almalısınız. - Çocuğunuza kararlı ve tutarlı, fakat mutlaka sevecen bir tavırla yaklaşın.

KARDEŞLER ARASI KISKANÇLIK
 
ANNE-BABA OLARAK NELER YAPABİLİRİZ?
 
• Kardeşi dünyaya gelmeden önce bu durum çocuğa uygun bir dille anlatılmalı ve yeni duruma alıştırılması gerekir. • Doğacak bebeğe yapılan hazırlıklara onu da katın. Eşyalarını birlikte almak gibi … • Bebeğin bazı ihtiyaçlarının karşılanmasında çocuğa sorumluluk verilmelidir. Biberonla süt içirmesi gibi. • Çocuklar arasında ayrım yapılmamalıdır. Her ikisinde ayrı bireyler olduğunun farkına varmalıdır. • Kardeşinin olmasının onun sevilmeyeceği anlamına gelmeyeceğini onu her zaman çok sevdiğinizi ve hep seveceğini tekrar tekrar ifade edin sevginin çift olduğunu göstermeye çalışmak yerine her çocuğu diğerinden ayrı olark sadece kendisine özel bir sevgi duyulduğunu gösterin. • Çocuğun kardeşine karşı olumsuz duygularını rettedip ele almak yerine onları kabul edin tanıyın. Örneğin: Kardeşimi hiç sevmiyorum diyen bir çocuğa: ‘ Ama o nasıl söz o sana ne yapı ki . Böyle cici, sevimli kardeş sevilmezmi diye çıkışmak yerine ;ona kızmakta haklısın bak beni de çok uğraştırıyor.ara sıra ben de kızıyorum demek hem çocuğun duygularının anlaşıldığını gösterir, rahatlatır. • Uygun olmayan karşılaştırmalardan sakının. Bu yaptığın iğrenç bebek bile birşey içerken bu kadar döküp saçmıyor, demek yerine gömleğinden azıcık süt damlıyor demek çocuğu daha olumlu davranış srgilemeye itecektir. • Çocukların her birine eşit zaman ayırmak yerine onların gereksinimlerine göre zaman ayırmalıdır. • Dikkatinizi sorun çıkarana yöneltmek yerine zarar görene yöneltin. Hiçbir şekilde çocuğun madur ezilen olarak nitelendirmeyin ona kendi haklarını nasıl savunabileceğini gösterin. • Kardeşler arasında kavga çıkmışsa kavga çıkarılan bir nesne ise o nesne ortadan kaldırılarak ‘aranızdaki problemi çözene kadar bu bende kalacak’ diyerek onları çözüm aramaya teşvik edebilirsiniz. • Kardeşin doğumuyla birlikte büyük çocuğu yuvaya başlatmak yada büyükanneye göndermek gibi çocuğun dışlandığını gösteren davranışlardan kaçınılmalıdır. Çocuklar arasındaki çatışmatı çözümleyici biçimde ele alma: 1. AŞAMA: Normal boyutta dalaşma.(Ağız Dalaşı) • İlgilenmeyin • Çocukların bu çatışmasını çözüm yolu araken onlar için bir deneyim olduğunu düşünün 2. AŞAMA:Çatışma kızışıyor.yetişkinin araya girmesi gerekebilir. • Kızgınlıkları kabul edip anlayışla karşılama • Her çocuğun görüşü dile getirilmeli • Sorunu aralarında çözümleyebilecekleri konusunda güven verilmeli • Odadan ayrılınmalı 3. AŞAMA: Çatışma tehlikeli gibi görünüyor. • Sorgulayın • Çocukların sınırları bilip kuralları benimsemelerini sağlayın 4. AŞAMA: çocuklar birbirlerine zarar vermeye başladığında • Ne görmekte olduğunuzu anlatın • Sınırları belirleyin • Çocukları ayırın Çocuklar aralarındaki sorunu kendi kendilerine çözemdikleri zaman • Çocukların ikisiyle aynı anda görüşülmeli amaç ve kurallar belirlenmeli. • Her çocuğun görüşü yada kaygılarını vb. yazın ve okuyun. • Çocukların kendi görüşünü savunmaları için onlara zaman verin. • Çözüm yolları bulmaya çağırın ve fikirlerini yazın. • Herkesin uyacağı çözüm yollarında karar kılın. • Kararları uygulayın. Taraf tutmadan desteğe gereksinim duyan çocuğa yardımcı olma • Her çocuğun durumunu belirleyip dile getirme • Kuralı ve önemli olan durumu saptayıp açıklayın. • Çocuklar arasında herhangi bir görüşme ve anlaşma olasılığına uygun ortam bırakın. • Odadan ayrılıp çocukları baş başa bırakın. • Kardeşler arasında iyi geçinmeler ödüllendirilmeli ve ‘Sizler çok güzel anlaşıyorsunuz’ şeklinde sürekli övülmelidir.
 
UTANGAÇLIK (ÇEKİNGENLİK ) 

Neler Yapılabilir? 

-Küçük yaştaki çocuğunuzu kucaklayın. - Çocuğunuzun üstüne çok fazla düşmeyin. Ne kadar çok üstüne düşerseniz o kadar çok geri çekilir. - Çocuğunuzu ilgi odağı yapmayın. - Çocuğu yapmak istediği faaliyetlerde serbest bırakın. - Başardığı işlerde çocuğunuzu yüreklendirin. - Çocuğunuz kendisini korkutan bir olayla karşılaşmış olabilir. Bu konuda onu fazla zorlamadan duygularını paylaşmasını isteyerek korkularının azalmasına yardımcı olun. - Sevdiği oyunlara katılarak sizin ona karşı olan sevginizi gösterin. - Çocuğunuzun hoşlanacağı sosyal ve kültürel etkinliklere katılmasını sağlayın. - Sınıfta arkadaşlarına anlatacağı konu ile ilgili kaygılarını azaltmak için ödevini önce size anlattırarak cesaret kazanmasını sağlayın.




BUNLARI YAPIYORMUSUNUZ ?

Ailenizde hepinizi ilgilendirecek bir karar mı alınacak yaşı kaç olursa
 olsun, konuşmayı biliyorsa çocuğunuzu da konuşturun.
Kararlarınıza onu da ortak edin.
Bu sizin ona güvendiğinizi değer verdiğinizi kendisinin de bu ailenin gerçek
bir üyesi olduğunu hissettirecektir.
Topluluk içinde söz alması için onu teşvik edin böylece kendine güvenmesini
fikirlerini açıklayabilecek ortamlarda cesaretli olmasını sağlamış olursunuz.
Kendini ve duygularını ne düşünüyorsun nasıl hissediyorsun gibi
sözlerle anlamaya çalışın.
Konuşurken onun yüzüne bakın ve ciddiye alındığını hissettirin.
Onun fikirlerine değer verdiğinizi hissettirin.
Onun olumlu davranışlarını takdir edin.
Yaşına uygun görevler verin.
Verilen görevlerden sonra başarısını takdir edin.
Ona zaman ayırın.
Onunla değişik konularda sohbet etme ortamı oluşturun.
Onun korku ve endişelerine saygı duyun.
Aşırı eleştirici olmaktan ve yarğılayıcı davranmaktan kaçının.
Başkalarının yanında onu küçük düşürmeyin.
Onun başarısızlıklarını büyütmeyin.
Başkaları ile onu kıyaslamayın
Kabiliyetlerini fark edin ve onları teşvik edin.
Ona sıklıkla sevdiğinizi söyleyin.
Aile için vazgeçilmez bir kişi olduğunun altını çizin
Onunla beraber sosyal aktivitelerde bulunun
Yanlış ve uygunsuz cezalandırmadan kaçının
Ondan beklentileriniz çok aşırı olmasın
Onun farklı ve gelişmekte olan kişilik yapısı olduğunu unutmayın
Onun için en önemlisi mutlu ve huzurlu bir aile ortamı oluşturmaktır
Her şeyden önemli olan çocuklarımız için her şeyin en iyisi olması tek
dileğimiz ise biraz yorulsak ta sıkılsak ta onlar için her şeye değer
onlar......
ihmale gelmezler her geçen gün saat dakika kayıbımızdır.

Not:lütfen kendinize sorun ,ne kadarını uygulayabiliyorsunuz.



HER İSTEDİĞİNİ YAPMAYIN : Çalışan anne-baba olmanın verdiği suçluluk duygusuyla çocuğunuzu yetiştirirken, onun kişilik gelişimini olumsuz etkileyecek yaklaşımlarda bulunmayın.Her istediğini yapmak, sadece çocuğunuzun ilerideki yıllarda ilişkilerini olumsuzlaştıracaktır.
KALİTELİ ZAMAN GEÇİRİN : Çok fazla değil, kaliteli zaman geçirmek çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılamanızı sağlayacaktır. Boş vakitlerinizi önceden programlayın, her akşam eve döndüğünüzde, mutlaka çocuğunuzla baş başa zaman geçirmek için fırsat yaratın.
 SİZE HER AN ULAŞABİLECEĞİNİ SÖYLEYİN: Çocuğunuzun istediği her an size ulaşabileceğini bilmesini sağlayın.Yanında olamasanız da  sizi istediği zaman arayabilmeli.
ÖNEMLİ ZAMANLARI İHMAL ETMEYİN: Çocuğunuz için önemli olan zamanlarda, onun yanında olmaya özen gösterin.
RUH HÂLİNİZDEN ONA BAHSEDİN:  Yorgun, stresli bir iş gününün ardından eve geldiğinizde; sizi özlemiş olan, enerjisi bitip tükenmeyen, sizden bir şeyler isteyen  çocuğunuzla karşılaşacaksınız.Bu durumlarda çocuğunuza yorgun olduğunuzu ya da iş yerinde bir olay nedeniyle kızgın olduğunuzu anlatıp  ondan beklediğiniz davranışı söyleyin.
SORUMLULUKLARI PAYLAŞIN:  Kendinize zaman ayırın. Siz ne kadar huzurlu ve rahat olursanız, aileniz de bunu hissedecektir. Bunun için sorumlulukları paylaşın.
Bugün 18 ziyaretçi (82 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=